AÇIK KAPIYI ÇALMAK

Bir milletin kültürünü, geleneğini, hayat felsefesini anlayabilmek için öncelikle o milletin inşâ ettiği değerlere bakmak gerekmektedir.

Günlük hayata ait her bir faaliyetin menşe’i maddî ihtiyaçlar ile izah edilse de bunların karşılanmasında tercih edilen usûl, tarz, şekil ve yöntemler; din, inanç, ahlâk gibi manevî değerler tarafından belirlenmektedir. Teknoloji, ekonomi, eğitim, kültür ve sosyal alanlarda gibi dünyanın en geniş ölçekli faaliyetlilerinin icrasında da bu değerlerin tesiri olduğu muhakkaktır.

Siz yüz binlerce bina yapacak, teknoloji geliştirecek eğitim ve kültür birikimlerinizi sergileyeceksiniz ve dünyanın görünümünü ve fizikî çehresini ciddi mânâda değiştireceksiniz, insanları/toplumları mekânlarla, binalarla, meydanlarla, sokaklarla bir şekilde etkileyeceksiniz ve bunun inançlarla/değerlerle bir ilgisi olmadığını söyleyeceksiniz, kimse buna inanmaz.

Ekonomiye damgayı vuran şey, çağa egemen olan, çağın karakteri olan üretimdir. Yeni mal üretimidir ve bunu tamamlayan hizmet şekilleridir. Bu, çalışma ve yaşama biçimlerimizi düzenler. İktisatçılar basitliği severler, öteki sosyal bilim dallarının ve tarihçilerin sofistikasyonuyla bizim basitçilik sevdamız çok bağdaşmaz, ama ben iktisatçılıktan ayrılmayarak yine bir başka basit nokta üzerinde durayım. Diyebiliriz ki binlerce yıldır ekonomiye damgayı “Üçüncü Sektör” olarak tanımlanan sivil toplum kuruluşları vurmuştur.

Son dönemlerdeki popüler kavramlardan birisi olan sivil toplum, sosyolojide de ilgi odağı olmayı başarmıştır. Sivil toplum, bireylerin kendi arzularıyla oluşturdukları ortak yaşam alanını ifade etmektedir. STK’ları adeta var eden faktörler aktiviteleridir. Aktivitesi olmayan STK’nın taban bulması ve doğal olarak da yaşaması mümkün değildir.

Günümüzde ülkelerin rekabet edebilirliği ve bağımsızlığı kendi teknolojilerini üretebilmeleri ile doğru orantılı hale gelmiştir. Ülkelerin her anlamda bağımsızlığı başta ekonomi ve teknoloji olmak üzere kendi ayakları üzerinde durabilmesine bağlıdır. Savunma sanayiinde olsun, tarım sektörü ya da genetik alanda; kısaca teknolojinin girdiği her alanda artık rekabette üstünlük elde edenler ürününü, hizmetini satabilmektedir. Fikirlerin ticarileşmesinde bir ülkenin eğitim kurumlarının, özellikle sivil toplum kuruluşları önemli role sahip olduğu bir gerçek. Bu nedenle, bir ülkede katma değer oluşturucu hizmetlerin artması, ulusal ve uluslararası düzeyde kalkınma için güçlü sivil toplum kuruluşlarıyla işbirliği oldukça önemlidir. Bilimin ve bilim eğitiminin temel amacı kapalı kapıları zorlamaktır.

“Açık kapıyı çalmak” işlevinde sivil toplum ve girişimcilere öncelik tanınmalı “Üçüncü Sektör” ve devlet işbirliği kapsamında, bu tür araştırmaları temel hedef edinebilmelidir. Ülke önceliklerine bağlı olarak geliştirilecek stratejik planlarda araştırmacılar, akademik kurum ve kuruluşlar ile sivil toplum kuruluşları ortak çalışma platformlarında buluşmaya teşvik edilmelidir. Sivil toplum kuruluşlarında üretilen bilginin ve teknolojinin sanayide kullanılması, sanayinin de toplumun ihtiyaçlarına göre bilime yön vermesi gerekmektedir. Tecrübenin sahip olduğu bilgi ile pazar tecrübesi ve mali gücün birleşmesi için ortak işbirliği platformları ve ara yüzler oluşturulmalıdır.

Evrensel bilimi, teknolojik gelişmeleri ve topluma doğrudan katkı sağlayacak sosyal ve kültürel projeleri ön plana alan bir araştırma birliği olan USTEK, bünyesinde geliştirilen bilimsel çalışmaları ve yeni teknolojileri, toplumun sosyal ihtiyaçlarını karşılayabilecek tarzda insanlarımıza sunmayı, programında yer alan projeleri profesyonel olarak yürütmeyi, ülkemizin ulusal kalkınmasına katma değer sağlamak amacıyla görev edinmiştir.

USTEK, bu amaç çerçevesinde inovatif (yenileşimci) değer taşıyan projelerin geliştirilmesine katkıda bulunmak ve kendi teknolojisini geliştiren gençler yetiştirmek, ülkemizin sosyo-kültürel- teknolojik tabanlı ekonomik altyapısına büyük katkılar sağlamayı hedef edinmiştir. Bir başka deyişle USTEK, ülkemiz için çok önemli proje havuzuna sahiptir. Elimizdeki bu havuzu en iyi şekilde değerlendireceğimize yürekten inanıyoruz. Bunu gerçekleştirerek teknolojik, ekonomik, eğitim, kültür ve sosyal alanlarda köprüler kurmayı ve aynı dili konuşan ve birbirini anlayan bir platform inşa etmeyi hedefliyoruz. Daha adil, daha yaşanılabilir bir dünyanın başaktörü ülkemizi ve milletimizi görüyoruz. Yeniden Büyük ve Güçlü Türkiye hedefine hep beraber yürüyoruz. 

Duamıza ve gayretimize ortak olanlara selâm olsun…